Kırmızı dikey bir bandın önünde mercimekli sebze yemeğiyle dolu toprak kase, tahta kaşık, yanında nohut ve yarım kırmızı soğan

Düşük Yağlı Vegan Diyet ve Tip 2 Diyabet: 16 Haftalık Yeni Çalışma Ne Buldu?

Kısa cevap: BMJ Open Diabetes Research & Care dergisinde 8 Ekim 2026’da yayımlanan küçük bir ABD çalışmasında, tip 2 diyabetli 25 yetişkin 16 hafta boyunca düşük yağlı vegan beslenmeye geçti. Katılımcılara bir kalori hedefi verilmedi; doyana kadar yemeleri söylendi. Ortalama 6,0 kg verdiler, karaciğerlerindeki yağ %33 azaldı ve son iki ila üç ayın ortalama kan şekerini yansıtan HbA1c %7,6’dan %6,6’ya indi. Çalışmada karşılaştırma grubu yoktu; bu yüzden değişimin ne kadarının yenen besinlerin türünden, ne kadarının daha az yemekten ve kilo vermekten kaynaklandığı gösterilemiyor. Çalışma, bitkisel beslenmeyi savunan bir kuruluş olan Physicians Committee for Responsible Medicine (PCRM) tarafından ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin (NIH) hibeleriyle finanse edildi.

Katılımcılar ne yedi?

Katılımcılar tip 2 diyabetli yetişkinlerdi; yaş ortalaması 59, beden kitle indeksi ortalaması 31 civarındaydı. Sebze, tahıl, baklagil ve meyve yemeleri; hayvansal ürünlerden ve sıvı yağ gibi eklenmiş yağlardan kaçınmaları istendi. Planlanan diyette enerjinin yaklaşık %75’i karbonhidrattan, %15’i proteinden ve %10’u yağdan geliyordu. Yemek verilmedi: katılımcılar evde pişirdi ya da dışarıda yedi. Her hafta grup desteği ve bir diyetisyenden bireysel danışmanlık aldılar. Diyetisyen az yağlı bitkisel besinlerin nasıl seçilip hazırlanacağını öğretti, ancak bir kalori sınırı koymadı.

Herkes günde 500 µg B12 vitamini takviyesi aldı. Katılımcılardan egzersiz alışkanlıklarını değiştirmemeleri ve kendi doktorları değiştirmedikçe ilaçlarını aynı şekilde kullanmayı sürdürmeleri istendi.

Üç gün boyunca tutulan besin günlüklerine göre beslenme gerçekten değişti. Günlük yağ alımı 76,7 g’dan 24,6 g’a indi, lif 24,0 g’dan 41,4 g’a çıktı. Kimse istemediği hâlde katılımcılar toplamda da daha az yedi: günde yaklaşık 346 kcal.

16 haftanın sonunda neler değişti?

Başlayan 25 kişiden 24’ü çalışmayı tamamladı. Başlıca değişiklikler (ortalama değerler):

  • Kilo: 6,0 kg, yani başlangıç kilosunun %6,6’sı kadar azaldı. Vücut taramasında yağ kütlesinin 4,2 kg, yağsız kütlenin 2,4 kg azaldığı görüldü; yazarlar verilen kilonun yaklaşık %60’ının yağ, %40’ının yağsız kütle olduğunu hesaplıyor.
  • Karın içinde, organların çevresindeki yağ (viseral yağ): 290 cm³ azaldı; vücut taramasının tahminine göre 2.168 cm³’ten 1.878 cm³’e indi.
  • Karaciğer yağı: ortalama üçte bir (%33) azaldı. Kas hücrelerinin içindeki yağ %13,1 azaldı, ancak bu değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi; şansa bağlı olabilir.
  • HbA1c: 1,0 yüzde puanı düştü, %7,6’dan %6,6’ya.
  • Açlık kan şekeri: 155,1 mg/dL’den 115,5 mg/dL’ye indi.
  • İnsülin direnci: açlık kan şekeri ve insülininden hesaplanan bir insülin direnci tahmini olan HOMA-IR, 5,0’dan 2,5’e inerek yaklaşık yarıya düştü.
  • İnsülin üretimi (beta hücre işlevi): insülini pankreastaki beta hücreleri üretir. Standart bir sıvı kahvaltının ardından, bu hücrelerin kan şekeri yükselirken ne kadar iyi insülin saldığını gösteren birkaç ölçüm iyileşti. Vücudun yemekten sonra insüline ne kadar iyi yanıt verdiğini gösteren iki test de iyileşti. Bu yemek testi sonuçları 21 kişiden geliyor; üç kişinin verisi bir laboratuvar hatası yüzünden kayboldu.
  • LDL kolesterol: 22 mg/dL azaldı. Halk arasında “iyi” kolesterol denen HDL kolesterol de 8,0 mg/dL düştü; trigliseritlerde anlamlı bir değişiklik olmadı.

Araştırmacılar ileri glikasyon son ürünlerini (AGE) de ölçtü. Bunlar şekerlerin proteinlere bağlanmasıyla oluşan bileşiklerdir; kan şekeri uzun süre yüksek kaldığında dokularda daha hızlı birikirler. Cilde ultraviyole ışık tutan bir cihaz ne kadar birikim olduğunu tahmin eder. Bu puan 3,1’den 2,7’ye indi.

İlaçlar

Başlangıçta metformin kullanan 17 kişiden biri çalışmadan ayrıldı, dokuzu aynı dozda devam etti, beşinin dozu azaltıldı ve ikisi metformini tamamen bıraktı. Hiç kimse yeni bir diyabet ilacına başlamadı ya da dozunu artırmadı. Çalışmanın kurallarına göre ilaçlardaki her değişiklik katılımcıların kendi doktorlarına bırakılmıştı.

Çalışmaya insülin ya da sülfonilüre kullanan kişiler alınmadı; GLP-1 türü ilaçlar dâhil zayıflama ilacı kullananlar da alınmadı. Grupta kullanılan tek diyabet ilacı metformindi ve 25 katılımcıdan sekizi hiç diyabet ilacı kullanmıyordu. İnsülin ve sülfonilüreler, özellikle beslenme alışkanlıkları değiştiğinde kan şekerini fazla düşürebilir. Diyabet ilacı kullanıyorsanız ve beslenmenizi büyük ölçüde değiştirmeyi düşünüyorsanız önce doktorunuzla konuşun; böylece kan şekeriniz düşerse dozlar ayarlanabilir. Bir ilacı kendi başınıza azaltmayın ya da bırakmayın.

Metformin B12 vitamini düzeyini de düşürebilir; İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS), B12’yi etkileyebilen ilaçlar arasında metformini sayıyor. Vegan beslenmede güvenilir bir B12 kaynağı zaten gereklidir. Vegan olduktan sonra ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma yazımız, B12 eksikliğinin ne zaman akla gelmesi gerektiğini anlatıyor.

Çalışma neyi söyleyemez?

Karşılaştırma grubu yoktu. Herkes aynı diyeti uyguladı; eski beslenmesini sürdüren ya da başka bir diyet uygulayan bir grup yoktu. Böyle bir grup olmadan, diyet olmasa da gerçekleşecek değişiklikler ya da haftalık desteğin getirdiği ek ilgiden kaynaklanan değişiklikler diyetin etkisinden ayrılamaz. Yazarlara göre tek kollu tasarım, sonuçların nedenini diyete bağlamaya “olanak vermiyor”.

Daha az yemek ve kilo vermek sonuçların büyük kısmını açıklayabilir. Katılımcılar günde yaklaşık 346 kcal daha az yedi ve kilolarının %6,6’sını verdi. Kilo vermek tek başına da karaciğer yağını azaltır ve kan şekerini iyileştirir. Yazarlar vegan diyetin etkilerinin “azalan enerji alımına ve buna eşlik eden kilo kaybına bağlı etkilerden ayırt edilemeyeceğini” belirtiyor. Çalışmanın gösterdiği şey, bu kilo kaybının bir kalori hedefi ya da kalori sayımı olmadan gerçekleştiğidir.

Verilen kilonun bir kısmı kas ve diğer yağsız dokulardı. Verilen kilonun yaklaşık %40’ı yağsız kütleydi. Günlük protein alımı 79,4 g’dan 59,2 g’a düştü, fiziksel etkinlik de azaldı. Yazarlar, katılımcıların orta yaşın üzerindeki yetişkinler olduğunu göz önüne alarak, gelecekteki çalışmaların yağsız kütleyi korumak için direnç egzersizini ve proteini incelemesini öneriyor.

Grup küçük ve istekliydi. Çalışma, en az 16 kişinin tamamlaması yeterli olacak şekilde planlanmıştı. Katılımcıların çoğu lisansüstü eğitim almıştı; yazarlar onları sağlığına dikkat eden ve beslenmesinde büyük değişiklikler yapmaya istekli kişiler olarak tanımlıyor. Genel nüfusu temsil etmeyebilirler; yazarlar yine de kilo sorunu ya da tip 2 diyabet için yardım arayan kişilere benzeyebileceklerini belirtiyor. Besin alımı katılımcıların kendi kayıtlarına dayanıyordu. Yazarlar çalışmayı keşif amaçlı bir pilot çalışma olarak tanımlıyor: çok sayıda sonuç çoklu karşılaştırma düzeltmesi yapılmadan test edildi; bu yüzden küçük “anlamlı” değişikliklerin bazıları şans eseri bulgular olabilir. Ayrıca 16 hafta kısa bir süre; çalışma değişikliklerin kalıcı olup olmadığını söyleyemez.

Çalışmayı kim finanse etti? Çalışma PCRM tarafından ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin hibeleriyle finanse edildi; yazarlar finansman sağlayan kuruluşların tasarımda, analizde ve yazımda rolü olmadığını belirtiyor. İlk yazar Hana Kahleova dâhil beş yazar, bu çalışmadaki emekleri için PCRM’den ücret aldı. Kıdemli yazar Neal Barnard, PCRM’nin ücret almayan başkanı; beslenme üzerine kitap ve konferanslardan telif ve konuşma ücreti alıyor. Karaciğer ve kas yağı taramalarını yapan Yale Tıp Fakültesi araştırmacıları dâhil diğer dört yazar, çıkar çatışması bildirmedi.

Önceki çalışmalarla nasıl örtüşüyor?

Aynı araştırma grubu diyabeti olmayan kişilerde de benzer değişiklikler bulmuştu: fazla kilolu yetişkinlerle yapılan 2020 tarihli bir randomize çalışmada düşük yağlı vegan diyet karaciğer ve kas yağını azaltmıştı. Vegan beslenmenin enerji yoğunluğuna etkisi üzerine yazımız, aynı gruptan başka bir çalışmayı ve diyetin yenen besinlerin enerji yoğunluğunu nasıl değiştirdiğini ele alıyor. Yazarlar yeni çalışmayı, bildikleri kadarıyla, bitkisel beslenen tip 2 diyabetli kişilerde karaciğer yağını, kas yağını, viseral yağı ve AGE’leri birlikte ölçen ilk çalışmalardan biri olarak tanımlıyor. Diyetin kendi etkisini daha az yemenin ve kilo vermenin etkisinden ayırmak için kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu da ekliyorlar.

Pratikte ne anlama geliyor?

Çalışma, tip 2 diyabetli yetişkinlerde sebze, tahıl, baklagil ve meyveye dayanan, eklenmiş yağı az bir beslenmeye geçildikten sonra kalori saymadan kilo kaybı ve kan şekerinde iyileşme görülebildiğini düşündürüyor. Bu diyetin, benzer miktarda kilo verdiren başka yollardan daha iyi işlediğini göstermiyor. Pratikte öne çıkanlar: diyabet ilacı kullanıyorsanız değişikliği doktorunuzla birlikte planlayın, B12 alın, tabağınızda baklagil, tofu ve tempeh gibi proteinden zengin besinlere yer verin ve hareketli kalın.

Bu özetin sınırları

Bu yazı, kontrol grubu olmayan 25 kişilik tek bir çalışmaya ve NHS’in B12 eksikliği sayfasına dayanıyor. Herhangi bir ilacı değiştirme ya da bırakma önerisi değildir. Sonuçlar grup ortalamalarıdır.

Kaynaklar

  1. Kahleova H, Petersen K, Shulman GI, Znayenko-Miller T, Dufour S, Brennan H, Maracine C, Tura A, Holubkov R, Barnard ND. Changes in ectopic lipids, insulin sensitivity, and beta cell function after a low-fat vegan diet in adults with type 2 diabetes: a 16-week single-arm clinical trial. BMJ Open Diabetes Research & Care 2026;14(5):e006472.
  2. NHS. Vitamin B12 or folate deficiency anaemia: causes.

Bu yazıyı paylaşın

WhatsAppFacebookX

Editör: Anıl Güler, Eczacı
Son gözden geçirme: 18 Ekim 2026

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir