Üzerinde hiçbir yazı olmayan karton bir içecek kutusu ve yanında açık renkli sıvı dolu bir cam bardak; arkada kırmızı ışın madalyonu. Oyma baskı üslubunda çizim; sağ yarıda başlık için boş alan.

Genç Veganlar B12 ve D Vitamininin Neredeyse Tamamını Ultra İşlenmiş Ürünlerden Alıyor

Halk sağlığı iki öğüdü yan yana veriyor: daha çok bitkisel besin ye, daha az ultra işlenmiş ürün ye. Çoğu insan için bu ikisi çakışmaz. Genç bir vegan içinse doğrudan çakışır, çünkü vegan beslenmenin eksik kaldığı besin ögelerini taşıyan ürünler — başta zenginleştirilmiş bitkisel içecekler — ultra işlenmiş sayılıyor.

Nutrition Journal‘da 4 Ağustos 2026’da yayımlanan İsveç çalışması, bu çakışmanın ne kadar sert olduğunu ölçtü. Genç veganlarda B12 vitamininin ortanca yüzde 98’i, D vitamininin yüzde 91’i ultra işlenmiş üründen geliyordu. Buna karşın çalışmanın baktığı bütün beslenme göstergelerinde aynı veganlar, diğerlerinden daha kötü beslenmiyordu.

Ne ölçüldü?

VeggiSkills-Sweden çalışmasına 16–24 yaş arası 244 genç alındı; elemelerden sonra 235 kişi değerlendirildi. Bunların 60’ı vegan, 59’u lakto-ovo vejetaryen, 55’i pesketaryen, 61’i omnivordu. Katılımcıların neredeyse tamamı, haftanın bütün günlerini ve yılın tamamını kapsayacak biçimde dört ayrı 24 saatlik besin tüketim kaydı tuttu; bildirilen her yiyecek Nova sistemine göre ultra işlenmiş olup olmadığına göre sınıflandı. Kan örneklerinden demir, B12 ve D vitamini durumu ölçüldü.

Başlıktaki sayıları doğru okumak için bir yöntem ayrıntısı önemli: besin takviyeleri analiz dışında tutuldu. Aşağıdaki yüzdeler, yiyecekten gelen besin ögelerinin nereden geldiğini anlatıyor. Ayrıca veganların yüzde 90’ı herhangi bir takviye kullandığını bildirdi — dört grubun en yükseği.

Sayılar

Ultra işlenmiş ürünler veganların enerjisinin ortanca yüzde 46,7’sini sağlıyordu; diğer üç grupta bu oran yaklaşık yüzde 35’ti (lakto-ovo vejetaryen 35,4; pesketaryen 35,1; omnivor 35,6). Besin ögesi tablosu daha da keskin:

Ultra işlenmiş üründen gelen pay (ortanca)VeganOmnivor
B12 vitamini%98,0%31,5
D vitamini%91,2%34,2
Doymuş yağ%68,7%38,3
Riboflavin%60,1%37,0
Kalsiyum%50,0%30,0
Tuz%50,0%37,2
Çinko%38,4%26,9
İyot%28,7%15,1
Her besin ögesinin toplam alımı içinde ultra işlenmiş ürünlerden gelen pay; ihtiyatlı sınıflama. Kaynak: Turesson Wadell ve ark., 2026, Tablo 3.

B12 satırına bir daha bakın: vegan grupta çeyrekler arası aralık yüzde 90,5 ile 100 arasındaydı. D vitamininde 81,0 ile 99,0. Bu bir eğilim değil. Bu genç veganlarda o iki besin ögesi, yiyecek tarafında neredeyse yalnızca zenginleştirilmiş ultra işlenmiş üründen geliyordu.

Başlığı karmaşıklaştıran kısım

Ultra işlenmiş ürün basitçe kötü olsaydı, veganların daha kötü durumda çıkması gerekirdi. Çıkmadılar.

  • Lif: veganlarda günde 35 gram; diğer üç grupta 27, 24 ve 25 gram.
  • Çoklu doymamış yağ: enerjinin yüzde 8’i; diğerlerinde 7, 7 ve 6.
  • Doymuş yağ: enerjinin yüzde 8’i; diğerlerinde 11, 12 ve 13.
  • Serbest şeker, tuz, toplam enerji ve beden kütle indeksi: gruplar arasında anlamlı fark yok.

Yani beslenmesinin en büyük bölümünü ultra işlenmiş üründen alan grup, aynı zamanda en çok lifi, en çok doymamış yağı ve en az doymuş yağı alan gruptu; üstelik daha fazla şeker, tuz ya da kalori yemeden. Yazarların ifadesi açık: ultra işlenmiş ürün tüketimi daha yüksek olmasına rağmen veganlar, diğer gruplardan daha sağlıksız beslenir görünmüyordu.

O tablonun içinde gerçek bir uyarı da var. Ultra işlenmiş ürünler veganların doymuş yağının yüzde 68,7’sini ve tuzunun yarısını sağlıyordu. Toplamda tuz alımları diğer gruplardan farklı değildi, doymuş yağ alımları ise en düşüktü — ama bu toplamları değiştirebilecek kaldıraçlar rafın işlenmiş tarafında duruyor.

Nasıl sınıfladığınız cevabı değiştiriyor

Dikkatli okurun aklında tutması gereken bulgu bu. Araştırmacılar aynı yiyecekleri iki kez sınıfladı: biri ihtiyatlı, diğeri daha deneysel bir yaklaşımla. İhtiyatlı sınıflamada veganlar enerjilerinin anlamlı biçimde daha büyük bölümünü ultra işlenmiş üründen alıyordu. Deneysel sınıflamada gruplar arasındaki fark ortadan kalktı — kilokalori için p = 0,105, enerji yüzdesi için p = 0,055.

Başka bir deyişle, beslenme biçimleri hakkında bir olgu gibi görünen sonuç, kısmen bir sınıflama sisteminin sınırlarını nereye çizdiğiyle ilgili. Nova, yiyecekleri endüstriyel işlenme derecesine göre ayırıyor ve yazarların belirttiği gibi hiçbir beslenme boyutu içermiyor. Zenginleştirilmiş bir soya içeceği ile şekerli bir gazoz aynı kutuya düşüyor.

Kanda karşılığı çıktı mı?

Hayır. Çalışma grubunun genelinde ultra işlenmiş ürün alımı ile besin ögesi durumu arasında ilişki bulunmadı; demir, B12 ya da D vitamini için yetersizlik riski taşıyan katılımcı oranıyla da ilişki yoktu. Tek istisna şu: veganlarda hemoglobin, ultra işlenmiş alımın en düşük üçte birinde orta üçte bire göre daha yüksekti; ama en yüksek üçte birden farklı değildi ve hiçbir katılımcının değeri kansızlığa karşılık gelmiyordu. Yazarlar bu bulgunun klinik açıdan önemli olma ihtimalinin düşük olduğunu ve temkinli yorumlanması gerektiğini söylüyor. Doğru okuma bu.

Bütün örneklemde geçerli kalan tek ilişki şuydu. Ultra işlenmiş alımı en yüksek çeyrekteki katılımcıların genel beslenme bilgisi daha düşüktü: ortanca puan 50, ikinci çeyrekte 55; düşük bilgi bandında da daha çok kişi vardı. Yalnız vegan grup içinde bakıldığında bu ilişki yoktu.

Bununla ne yapmalı?

Yazarlar sonuçlarını alışveriş yapana değil, halk sağlığı otoritelerine yazıyor. Diyorlar ki: ultra işlenmiş ürün bugünkü tanımıyla kaldığı sürece, otoriteler gençlere bitkisel beslenmeyi önerirken aynı anda ultra işlenmiş üründen kaçınmayı öğütlerken dikkatli olmalı. Bu iki mesaj birlikte ve kayıtsız şartsız verildiğinde, vegan bir gence B12 ve D vitamininin neredeyse tamamını sağlayan zenginleştirilmiş bitkisel içeceği bırakmasını söylemiş oluyor.

Okur için pratik karşılığı daha dar:

  1. “Ultra işlenmiş” puanınızı düşürmek için zenginleştirilmiş ürünleri bırakmayın. Zenginleştirilmiş bitkisel içeceği çıkarıp yerine bir şey koymazsanız, bir sağlık riskini değil bir besin kaynağını çıkarmış olursunuz.
  2. Ürünün gerçekten zenginleştirilmiş olduğunu doğrulayın. Hepsi zenginleştirilmiş değil ve bunu anlamanın tek yolu etiket — zenginleştirilmiş bitkisel içecek kontrol listemiz neye bakılacağını anlatıyor.
  3. B12’nin iki yolu var, üçüncüsü yok: takviye ya da zenginleştirilmiş ürün. İkincisine güveniyorsanız bu çalışma, kaynağın birkaç ürüne sıkıştığını hatırlatıyor. Miktarlar için B12 rehberimize ve D vitamini rehberimize bakın.
  4. Tuz ve doymuş yağ rafın işlenmiş tarafında duruyor. Bu ikisinden biri azaltılacaksa önce oraya bakılır.

Sınırlar

Bu kesitsel bir çalışma: tek bir grubu tek bir anda tarif ediyor, neden-sonuç gösteremez. Katılımcılar kolayda ve kartopu örnekleme ile toplandı; yazarların da söylediği gibi örneklem büyük olasılıkla beslenme ve sağlıkla zaten ilgilenen gençleri olduğundan fazla temsil ediyor. Katılımcıların yüzde 78’i kadındı. Sınıflamayı tek bir araştırmacı yaptı ve Nova’nın yayımlanmış en iyi uygulama protokollerine tam olarak uyulamadı. Katılımcıların yüzde 7’si alımını olduğundan az bildirdi; bu oran gruplar arasında farklı değildi. Çalışma yalnız beden kütle indeksi, besin alımı ve besin ögesi durumunu ölçtü; kan şekeri, kalp-damar sonuçları ya da vücut bileşimi hakkında buradan bir şey okunamaz.

Bir de burası İsveç. Oradaki zenginleştirme düzeni Türkiye’nin düzeni değil; buradaki okur aynı bitkisel içeceklerin aynı besin ögelerini taşıdığını varsayamaz. Bu, bulguyu yok saymak için değil, etiket okumak için bir gerekçedir.

Kaynaklar

  1. Turesson Wadell A, Mulkerrins I, Larsson C. Ultra-processed food intake and its nutritional consequences among youth when consuming vegan, lacto-ovo-vegetarian, pescatarian or omnivore diets: a cross-sectional study. Nutr J. 2026;25(1):83. doi:10.1186/s12937-026-01378-8.

Editör: Anıl Güler, Eczacı
Son bilimsel inceleme: 27 Eylül 2026

Bu yazıyı paylaşın

WhatsAppFacebookX

Benzer Gönderiler